DR. ERÇIN GÜDÜCÜ İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM), İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde T.C.
DR. ERÇIN GÜDÜCÜ İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM), İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı İzmir Kalkınma Ajansı’nın Güdümlü Proje desteği ve KOSGEB TEKMER Destek Programı çerçevesinde İzmir Menemen›de T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne (TAGEM) bağlı Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü (UTAEM) kampüsü sınırları içerisinde; tarımı teknoloji ile buluşturmayı hedefleyen bir Teknoloji Geliştirme Merkezi olarak kuruldu.
TEKMER’de yer alan girişimci firmalar, İTTM teması olan “Akıllı Tarım Teknolojileri” dikeyinde Ar-Ge projeleri geliştirerek 5746 sayılı Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi hakkındaki kanun çerçevesindeki teşvik imtiyazlarından da faydalanabiliyor. Aynı zamanda bir yaşam laboratuvarı şeklinde görev yapan İTTM, içinde bulunduğu UTAEM Kampüsü’nde yer alan uygulama alanlarını proje bazlı olarak girişimlere test ve deneme alanı olarak kullandırabilme üzerine TAGEM ile protokol düzenlemiş bulunuyor.
“Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne (TAGEM) bağlı Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü (UTAEM) kampüsü sınırları içerisinde; tarımı teknoloji ile buluşturmayı hedefleyen bir Teknoloji Geliştirme Merkezi olarak kuruldu.”
— Erçin Güdücü, İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM) Genel Müdürü
Sektörel Vizyon ve Stratejik Değerlendirme
İTTM, tarımda bilişim teknolojileri kullanılarak üretilmiş veya üretilecek ürün ve hizmetlerin (akıllı tarım uygulamalarının) gerçek yaşam ortamında, gerçek kullanıcılar ve ürünler üzerinde test edilebileceği ve geliştirilebileceği bir açık inovasyon ortamı ve teknoloji geliştirme merkezi. İTTM’nin amacı, tarımı sürdürülebilir, rekabetçi ve verimli hale getirmek için bilgi ve iletişim sektörünün tarıma “Teknoloji tarımda artık yeni bir girdi kalemi olarak kabul ediliyor.
Sensörler, robotlar, dronelar, akıllı sulama, gübreleme ve ilaçlama sistemleri yaygınlaşmaya başladı. Tarımda teknoloji kullanımının genele yaygınlaşmasında, bu alandaki teknolojinin geliştirilmesi yanında bu yatırımların ilk can suyunu verecek devlet ve özel sektörün kredilendirme, destek ve teşvikleri etkili sonuç almamız için oldukça önemli.” Tarımın geleceği İTTM ile İzmir’de kodlanıyor İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr.
Erçin Güdücü: İTTM Türk tarım sektörünü yeni bir geleceğe hazırlıyor daha güçlü katılımını, entegrasyonunu ve tarımın dijital dönüşümünü desteklemeyi amaçlayan tarım teknolojileri girişimciliği ekosistemini hayata geçirmek. İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü ile İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM)’nin çalışmaları üzerinden Türkiye’deki gıda ve tarım sektörüne ışık tuttuk.
İTTM, açılışından bu yana geçen sürede; merkezi ve İzmir’i tarım teknolojilerinde ulusal ve uluslararası düzeyde nasıl bir konuma taşıdı? İzmir Tarım Teknoloji Merkezi aslında birkaç yıl öncesinde, hatta pandemi döneminde ortaya çıkan bir fikir. Biz İTTM’yi, tarım ve gıdanın durumunu hem İzmir genelinde hem de Türkiye ve dünya ölçeğinde ele alarak, teknolojik ihtiyaçları ve bu eksikliklere çözüm getirme bağlamında kurguladık.
Yaptığımız şey, tarım ve gıdanın bugünkü sorunlarına teknolojik çözümler bulmak ve dünyadaki “AgriTech” ve “FoodTech” başlıkları altında bizim ne yapabileceğimizi düşünmekti. Bunlardan birincisi, iklim değişikliği, karbon emisyonu ve nüfus artışının getirdiği sorunlar ve yanlış uygulamalarla birlikte hatalı girdi kullanımının yarattığı olumsuz etkiler.
Bunlar hem gıda güvenliğini etkiliyor hem de sosyal boyutları var. Son zamanlarda yaşanan tarım nüfusunun yaşlanması da buna sosyal ve ekonomik bir faktör olarak ekleniyor. Tüm bunları ele alan, teknolojiyi önceleyen, Ar-Ge ve inovasyon ile girişimcilere yol açan bir yapı kurduk. Bunun için ilgili Bakanlıklarımız, akademi ve özel sektörle bir araya geldik.
Bugün gelinen nokta ise oldukça olumlu. Merkez çalışır durumda. Avrupa Birliği, ulusal ve uluslararası projeleri yürütüyor. Sadece pasif bir teknoloji merkezi veya klasik teknoparklar gibi idari olarak girişimcilere ev sahipliği yapmıyor; kendi kimliği ile çok paydaşlı projeler yürütüyor ve temasına uygun girişimcileri bünyesine katıyor. Geçen yıl İTTM için 20 girişimci İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde hayata geçirilen İTTM; akıllı tarım teknolojileri, uluslararası iş birlikleri ve inovasyon odaklı projeleriyle Türkiye’nin tarımda dijital dönüşüm yolculuğuna yön veriyor.
Geleceğin tarımı artık yalnızca toprakta değil; veride, teknolojide ve inovasyonda büyüyor. İTTM, Türk tarımını yeni nesil üretim modellerine hazırlıyor. başvurusu aldık. Bunlardan üçü şu anda merkezde çalışır durumda, bir kısmı projelerini yürütmek için merkezimizdeki teknik ve personel altyapısını kuruyor ve bir kısmının da şirket veya şube kuruluş çalışmaları devam ediyor.
Gelecek Projeksiyonu ve Çözüm Önerileri
Konu başlıkları olarak neler ön plana çıktı? Öncelikle proje ortaklarımız ile yürüttüğümüz bazı projelerden bahsedeyim. Bahsedeceğim projelerin hepsi İTTM ile birlikte ulusal ve uluslararası ilgili kamu, özel sektör ve akademi işbirlikleri ile yürütülüyor. İlki Değişken Oranlı Dijital Sulama Sistemi. Su kullanımı tarımda en kritik sorunlardan biri. Örnek ürün seçtiğimiz pamukta yaptığımız çalışmada deneme sahasında toprak analizi, sensörler ve termal drone görüntülemeleri ile su ve toprak analizleri yaptık.
Su ihtiyacına göre arazinin farklı bölgelerine sadece ihtiyaç olduğu kadar, değişken aralıklarla ve miktarlarla sulama verildi. Bu, tarımda verimliliği artıran ve gereksiz su kullanımını yüzde 30-40’lara varan ölçüde önleyen bir sistem. İkincisi Zeytin Değer Zincirinde Yenilikçi ve Sürdürülebilir Kümelenmeler (OASIS) Projesi. Bu projede, bölgenin ve Türkiye’nin önemli ürünü olan zeytin için sürdürülebilirlik çözümleri üretiyor ve paylaşıyoruz.
Bu Avrupa Birliği fonlu proje kapsamında, İspanya ve İtalya’dan hem özel sektör şemsiye kurumları hem de teknoloji ortaklarımız var. Amaç, zeytinde ve zeytinyağında daha etkin ve az girdi (ilaç, su, gübre, enerji, vb) kullanımı, toplam karbon emisyonunu azaltma çözümlerini uygulamak, sürdürülebilirlik çözümlerini yaygınlaştırmak ve iyi uygulamaları paylaşmak.
Bir diğer projemiz ise Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi (ADİM) Projesi. Bu proje ile İTTM, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi etiketi aldı. Bu unvan, proje müddetince değil sürekli alınan bir etiket ve tarımda üretim yapan, işleyen, ticaretini yapan ve ihracat yapan tüm tarafların dijitalleşme seviyesini yukarıya taşımayı hedefliyor. Türkiye’de tarım ve gıda teknolojileri temasında tek Agritech Merkezi olarak bu etiketin sahibi olduk.
Şu ana kadar İngiltere, Hollanda, Almanya, İspanya, İtalya, ABD ve Japonya ile iş birliği imkânlarımız oldu. Tüm Avrupa Birliği’nde bu etiket ile ilgili veri tabanlarında yerimizi aldık. Dördüncü proje; Gıda Atıkları Değerlendirme Projesi. Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü Gıda Topluluğu ile yürütülen bu projede, gıda atıklarının yeniden kullanımı üzerinde çalıştık.
Yürüttüğümüz başka bir projede de kırsal alanlarda teknoloji kullanımı için gerekli veri ve iletişim desteğinin daha iyi şartlarda verilmesi için çalışıyoruz. İngiltere hükümeti ile yürütülen çalışmada, tarımsal robotlar, sensörler ve drone’lar gibi sahada kullanılan akıllı cihazların veri, iletişim ve lokasyon hizmetlerini sağlamak üzere internet erişimini uydu ve mobil sistemler üzerinden hibrit olarak sağlıyoruz.
Bu sayede kırsalda veri ve iletişim sorunlarını aşmayı hedefliyoruz. Tarımda teknolojiyi kullanma ve benimseme sürecinde Türkiye’nin karnesi nasıl? Öncelikle Türk çiftçisi gördüğüne ve denediğine inanıyor. Gerçek anlamda faydasını gördüğü şeye yatırım yapmaktan çekinmiyor. Yaşlı üreticiler bile teknolojiyi kullanabiliyor. Bunun için illa yüksek teknoloji bilgisi gerekmez.
Akıllı telefonda olduğu gibi, teknolojiyi uygulamaya geçirmek, doğru kanallardan ve karmaşık olmayan şekilde kullanıma sunmak yeterli. Akıllı sulama sistemleri, robotlar, dronelar, ve sensör sistemleri gibi pratik ve sonuca yönelik çözümler artık yaygınlaşıyor. Devlet destek ve teşvikleri de artık bu teknoloji desteklerini içerecek şekilde değişime uğruyor.
Önümüzdeki günlerde kamudan daha fazla teknoloji desteği çağrısı göreceğiz. İTTM’de geliştirilen ürün ve teknolojilerin devlet destek mekanizmalarıyla ilişkisi nasıl? Girişimciler için İTTM, 5746 sayılı kanunda tanımlanan TEKMER statüsüne sahip. Teknoparklara benzer şekilde, bizim bünyemizde Ar-Ge ve teknoloji geliştiren şirketler kurumlar vergisi, SGK, gümrük vergisi indirimi gibi avantajlarından faydalanabiliyor.
Ayrıca genel bir politika olarak yerli ve milli ürünlerin geliştirilmesine veya ürünlerdeki yerlilik oranının artırılmasına öncelik veriyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız gibi teknoloji ve tarımla ilgili tüm kamu kurumları artık tarımda teknoloji geliştirmeye büyük önem gösteriyor. Bunun sahaya yansımalarını daha somut olarak görülecek.
İTTM’de hangi ürünlere odaklanıyorsunuz? Ürün bazlı ihtiyaç analizimizde odaklandığımız ilk tarımsal ürünler: pamuk, mısır, patates, büyükbaş hayvancılık, zeytin, domates, üzüm ve kekik gibi Türkiye’nin katma değerli ürünleri. Bu ürünlerdeki sorunları tespit ediyor ve teknoloji ile bu sorunlara çözümler arıyoruz. Bu analiz, girişimcilere ve Ar-Ge ekosistemine gerçek sorunlarla eşleşme, ilgilenme ve çözüm üretme fırsatı sunuyor.
Ürünlere yenilerini ekleyerek periyodik olarak bu çalışmaya devam edeceğiz. Eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarınız neler? Teknoloji üretildiğinde, bunun kullanımının yaygınlaştırılması ve etkin kullanımı için eğitim de oldukça önemli. Bunu İTTM’de, UTAEM’le veya ortak çalıştığımız üniversitelerle yürütüyoruz: Yaşar Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Ege Üniversitesi ile bu konuda iş birliği içindeyiz.
Eğitim çalışmamıza örnek olarak zeytin budama ve hasat eğitimini verebiliriz. Bir AB projesi olarak yapılan VR (Sanal Gerçeklik) gözlükleriyle, zeytinde budama ve hasat eğitimi veriyoruz. Hibrit bir eğitim modeliyle önce sınıfta, sonra VR gözlüklerle simülasyon, ardından bahçede ağaç üzerinde uygulama yaptırıyoruz. Hatay, Balıkesir ve İzmir’de çiftçilere uyguladık ve talepler oldukça devam ediyor.
Diğer eğitimler, dijital sulama sistemleri ve farklı teknolojilerin saha uygulamalarına yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Önümüzdeki 5–10 yıl için hedefleriniz neler? İlk hedefimiz merkezimizdeki girişimci ve çıpa firma sayısını artırmak. Tarım ve gıda teknolojilerini birbirinden ayırmadan bir bütün olarak ele alıyoruz. Aslında tarım ve gıda teknolojileri derken, üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçleri kapsıyoruz.
İTTM’de yürüttüğümüz Ar-Ge ekosistemi topluluk yönetimi sayesinde girişimciler bizim merkezimizde yerleşik olmasa da ekosistemde bizimle beraber hareket edebiliyor. Hedefimiz, Türkiye’yi gıda ve tarım teknolojilerinde globalde önemli bir aktör yapmak ve teknoloji ürünlerini sadece iç kullanım için değil, uluslararası pazarda da satılabilir hale getirmek.
Türkiye’nin gıda güvenliği ve sürdürülebilirliği konusunda durumu nasıl? Gıdanın güvenliği ve gıda arz güvencesi herkesi ilgilendiren kritik bir konu. Teknoloji, ürünlerin düşük maliyetle üretilmesini, girdilerin izlenebilirliğini, etkin kullanımını ve sürdürülebilir üretimi sağlıyor. Pandemi ve savaş dönemlerinde tedarik zincirinin çok çabuk kırılıp sekteye uğrayabileceğini gördük.
Türkiye kendi topraklarında iyi bir üretim kapasitesine ve çeşitliliğine sahip, ancak uluslararası ticaretin tarife ve tarife dışı engelleri de üzerimizde etkili oluyor. Tarımda teknolojik dönüşümün maliyet ve teşvik boyutu nasıl? Tarımda teknoloji artık kritik ve vazgeçilmez bir girdi olarak kabul ediliyor. Tarımda teknoloji kullanımında, ilk can suyu ve devamlılık için kamu destek ve teşvikleri olmadan beklediğimiz hızlanma oldukça zor.
Bankalar da kredilendirme yoluyla tarıma destek veriyor. Teknoloji girişimcileri için ise kamu girişim destekleri, girişim sermayesi yatırım fonları, melek yatırımcılar gibi mekanizmaların ilgisini görüyoruz. Ziraat Bankası, Denizbank ve İş Bankası olmak üzere Türkiye’nin tarım faaliyetlerinde öncü üç bankası ile iş birliği içindeyiz. Gıda ve tarımın öneminin yükseldiği bu günlerde desteklerin, ilginin ve teşviklerin daha da artarak devam etmesini bekliyoruz.