Hüseyin Borazan: Akhisar, dünya zeytin piyasasında oyun kurucu olmaya hazırlanıyor

Hüseyin Borazan: Akhisar, dünya zeytin piyasasında oyun kurucu olmaya hazırlanıyor

Gıda güvenliği ve güvencesinin stratejik başlık haline geldiği günümüzde, Akhisar’da hayata geçirilen Zeytin ve Zeytinyağı Türevleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye’nin sektördeki konumunu dönüştürmeyi hedefliyor. Dağınık üretim yapısını modern teknolojiyle buluşturan...

EGİAD Yarın Dergisi 83. Sayı — Sayfa 52–55

Gıda güvenliği ve güvencesinin stratejik başlık haline geldiği günümüzde, Akhisar’da hayata geçirilen Zeytin ve Zeytinyağı Türevleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye’nin sektördeki konumunu dönüştürmeyi hedefliyor. Dağınık üretim yapısını modern teknolojiyle buluşturan model; katma değerli üretim, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik ekseninde yeni bir sanayi-tarım entegrasyonu ortaya koyuyor.

Hedef; Akhisar’ı yalnızca güçlü bir üretim merkezi değil, aynı zamanda dünya zeytin piyasasında fiyat ve kalite standartlarını belirleyen, teknoloji ihraç eden küresel bir marka üssüne dönüştürmek. Akhisar Zeytin ve Zeytinyağı Türevleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (AZİOSB) Bölge Müdürü Hüseyin Borazan, bu alanda yaşanan gelişmeleri, hedefleri YARIN Dergisi’ne değerlendirdi.

“Akhisar Zeytin ve Zeytinyağı Türevleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (AZİOSB) Bölge Müdürü Hüseyin Borazan, bu alanda yaşanan gelişmeleri, hedefleri YARIN Dergisi’ne değerlendirdi.”

— Hüseyin Borazan, Akhisar Zeytin İhtisas OSB Başkanı

Sektörel Vizyon ve Stratejik Değerlendirme

Borazan, “Gıda egemenliği 21. yüzyılın en kritik ulusal güvenlik meselelerinden biri olup, AZİOSB bu egemenliği pekiştirecek somut adımların başında geliyor” dedi. Akhisar Zeytin ve Zeytinyağı TDİOSB’nin kurulma amacı nedir ve bu proje Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı sektörünün geleceği açısından nasıl bir rol üstlenmeyi hedefliyor? Akhisar Zeytin ve Zeytinyağı Türevleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye’nin en köklü zeytin üretim coğrafyalarından biri olan Akhisar’da, sektörün kronik sorunlarına kalıcı ve yapısal çözümler üretmek amacıyla kurulmuştur.

Türkiye, dünya zeytin üretiminde ilk beş ülke arasında yer almasına rağmen, işlenmiş ürün ihracatında hak ettiği konumun çok gerisinde kalmaktadır. Bunun temel nedeni, üretimin dağınık, teknolojik donanımın yetersiz ve katma değerli ürün çeşitliliğinin sınırlı olmasıdır. Kuruluş amacı, geleneksel tarımsal üretimi modern mühendislik standartlarıyla birleştirerek Türkiye’nin bu alandaki küresel rekabet gücünü artırma vizyonuna dayanmaktadır.

Projenin ana gayesi, dağınık halde bulunan üretim birimlerini teknolojik bir altyapı çatısı altında toplayarak operasyonel verimliliği maksimize etmektir. Özellikle zeytin işlemenin en kritik çevresel çıktısı olan karasu yönetimi için planlanan yüksek kapasiteli ve ileri biyolojik arıtma tesisleri, projenin sürdürülebilirlik odaklı teknik üstünlüğünü simgelemektedir.

Akhisar, Zeytin ve Zeytinyağı Türevleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile küresel standartları belirleyen üretim merkezi olacak Akhisar, dünya zeytin piyasasında oyun kurucu olmaya hazırlanıyor Akhisar, zeytin ve zeytinyağında katma değerli üretim, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yeni bir döneme hazırlanıyor. AZİOSB, bölgeyi dünya zeytin piyasasında fiyat ve kalite standartlarını belirleyen küresel bir merkeze dönüştürmeyi hedefliyor.

Bu yapı sayesinde işletmeler sadece hammadde tedarikçisi olmaktan çıkıp; Ar-Ge ve inovasyon merkezleriyle desteklenen katma değeri yüksek, markalı ve izlenebilir son ürün üreticilerine dönüşmektedir. Bölgenin sektördeki rolü, yerel potansiyeli endüstriyel disiplinle harmanlayarak bölgeyi uluslararası standartlarda bir cazibe merkezi haline getirmektir.

Bu girişim, çevresel koruma ile ekonomik kalkınmayı aynı potada eriten stratejik bir sektörel dönüşüm hamlesidir. Gıda güvencesi ve sürdürülebilir tarım perspektifinden bakıldığında, TDİOSB modeli özellikle zeytin ve zeytinyağı üretiminde nasıl bir katma değer yaratacak? TDİOSB, geleneksel üretim süreçlerini modern mühendislik disiplini ve sıkı denetim mekanizmalarıyla birleştirerek sektörde köklü bir dönüşüm yaratmaktadır.

Merkezi atık su arıtma tesisleri sayesinde karasu problemini bertaraf ederek yeraltı su kaynaklarını ve toprak sağlığını koruma altına almaktadır. Tarladan sofraya izlenebilirlik protokolleriyle gıda güvenliği standartlarını uluslararası düzeye taşımakta ve tüketicinin güvenilir gıdaya kesintisiz erişimini garanti altına almaktadır. Teknik altyapı ve Ar-Ge imkanlarının ortak kullanımıyla prina ve çekirdek gibi yan ürünlerin de ekonomiye kazandırıldığı “sıfır atık” temelli bir döngüsel ekonomi modeli sunulmaktadır.

Bu model, birim alandan alınan katma değeri artırırken doğal kaynakları koruyan yapısıyla, Türkiye’nin zeytin mirasını gelecek nesillere aktaracak stratejik bir gıda güvenliği kalesi rolünü üstlenmektedir. Akhisar’ın Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olduğu biliniyor. Bu organize sanayi bölgesinin hem Manisa hem de ülke ekonomisi için sağlayacağı bölgesel kalkınma katkıları nelerdir?

Gelecek Projeksiyonu ve Çözüm Önerileri

Bölge, üretim potansiyelini sanayi disipliniyle birleştirerek Manisa ve ülke ekonomisi için stratejik bir kalkınma lokomotifi işlevi görmektedir. Gelecek 5-10 yıllık projeksiyonda Türkiye’nin bu alandaki teknolojik ve ticari üssü olunması hedeflenmektedir. Parsellerin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle işleme hacminin katlanarak artması ve Akhisar’ın Türkiye üretimindeki payının stratejik bir seviyeye taşınması öngörülmektedir.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin modern bir altyapıda toplanması, maliyetleri düşürürken binlerce kişilik yeni istihdam sahaları yaratarak yerel refahı artırmaktadır. Türkiye’nin “düşük katma değerli hammadde” sarmalından kurtulup, yüksek standartlı ve markalı ürünlerle dünya pazarlarında daha rekabetçi olmasını sağlamaktadır. Sanayi-tarım entegrasyonu sayesinde mahsulün hemen yakındaki tesislerde işlenmesi lojistik maliyetlerini düşürür ve ürün kalitesini (asidite oranının korunması gibi) artırır.

Kavanoz, teneke kutu, etiketleme ve makine üretimi gibi yan kolların yanı sıra gümrükleme ve laboratuvar hizmetleri gibi yeni iş kollarının doğmasını sağlar. Elektrik, doğalgaz ve su gibi altyapı hizmetlerinin ortak kullanımıyla işletme maliyetlerini düşürerek kârlılığı artırır. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde Akhisar Zeytin ve Zeytinyağı TDİOSB’de hedeflenen üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve teknolojik altyapı açısından nasıl bir vizyon öngörülüyor?

Gelecek 5-10 yıllık projeksiyonda Türkiye’nin bu alandaki teknolojik ve ticari üssü olunması hedeflenmektedir. Parsellerin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle işleme hacminin katlanarak artması ve Akhisar’ın Türkiye üretimindeki payının stratejik bir seviyeye taşınması öngörülmektedir. İhracatta dökme ürün yerine dünya raflarında yer alacak yüksek kaliteli, markalı ve uluslararası sertifikalı paketli ürünlere odaklanarak döviz girdisinin maksimize edilmesi temel hedef.

Teknolojik altyapıda; akıllı tarım, dijital izlenebilirlik, IoT destekli kalite kontrol ve “sıfır atık” odaklı biyoteknolojik geri dönüşüm tesislerinin standart hale gelmesi beklenmektedir. Hedef, Akhisar’ı dünya zeytin piyasasında fiyat ve kalite standartlarını belirleyen, teknoloji ihraç eden küresel bir marka merkezi konumuna getirmektir. Küresel ölçekte artan gıda güvenliği tartışmaları ve iklim değişikliği riskleri göz önüne alındığında, bu bölgenin Türkiye’nin stratejik tarım ve gıda politikaları içindeki yeri nasıl tanımlanabilir?

İklim değişikliği Akdeniz havzasında üretim kayıplarına yol açarken, Akhisar’ın iklimsel açıdan görece dayanıklı konumu stratejik önemini artırmaktadır. Bu gerçeklik, projeyi salt ekonomik bir girişimden çıkarıp jeostratejik bir varlık haline getirmektedir. Türkiye’nin yağ bitkisi üretiminde dışa bağımlılığını azaltmak kritik bir öncelik olup; zeytinyağı, besin değeri ve tıbbi özellikleri ile stratejik bir üründür.

AZİOSB, tarımsal sanayi politikasında “ihtisaslaşma ve yerelde değer üretme” modelinin pilot ve öncü uygulamasıdır. Bu modelin başarısı; fındık, incir, kiraz ve üzüm gibi diğer ürünler için de benzer ihtisas bölgelerinin önünü açarak ihracat kompozisyonunu ham üründen işlenmiş ürüne dönüştürecek. Gıda egemenliği 21. yüzyılın en kritik ulusal güvenlik meselelerinden biri olup, AZİOSB bu egemenliği pekiştirecek somut adımların başında gelmektedir.