İbrahim Yüksel: Kadın istihdamı artacak, göç azalacak, üretim dönüşecek

İbrahim Yüksel: Kadın istihdamı artacak, göç azalacak, üretim dönüşecek

Yaklaşık 2,6 milyar TL yatırım, yıllık 75 bin ton üretim kapasitesi ve 3 bin kişilik istihdam… Salihli’de hayata geçirilen Jeotermal Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Bölgesi, sadece bir tarım yatırımı değil; artan enerji maliyetleri ve iklim riskleri karşısında Türkiye’nin ...

EGİAD Yarın Dergisi 83. Sayı — Sayfa 48–51

Yaklaşık 2,6 milyar TL yatırım, yıllık 75 bin ton üretim kapasitesi ve 3 bin kişilik istihdam… Salihli’de hayata geçirilen Jeotermal Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Bölgesi, sadece bir tarım yatırımı değil; artan enerji maliyetleri ve iklim riskleri karşısında Türkiye’nin üretim modelini yeniden tanımlayan stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor.

Yılın 12 ayına yayılan kesintisiz üretim yapısı ve ihracat odaklı kurgusuyla proje, gıda arz güvenliği ve rekabet gücü açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Yıl boyu üretim avantajı ve düşük enerji maliyetleriyle şekillenen bu yapı, tarımda verimlilik denklemine yeni bir boyut kazandırırken, iç piyasada fiyat istikrarına katkı sağlamayı ve ihracatta ölçek büyütmeyi mümkün kılan bir ekonomik model ortaya koyuyor.

“Türkiye’de tarım, iklim krizi ve artan maliyet baskısı altında dönüşüm arayışını sürdürürken, Salihli’de hayata geçirilen jeotermal sera modeli bu değişime somut bir yanıt niteliği taşıyor.”
— İbrahim Yüksel, Bergama Ticaret Odası Başkanı

Sektörel Vizyon ve Stratejik Değerlendirme

Türkiye’de tarım, iklim krizi ve artan maliyet baskısı altında dönüşüm arayışını sürdürürken, Salihli’de hayata geçirilen jeotermal sera modeli bu değişime somut bir yanıt niteliği taşıyor. İklimden bağımsız üretim imkânı sunan ve maliyetleri aşağı çeken bu sistem; gıda arz güvenliğini güçlendirmeyi, ihracat odaklı büyümeyi desteklemeyi ve tarımda sanayileşmeyi hızlandırmayı hedefliyor.

Kadın istihdamını artıran, kırsal göçü azaltmayı amaçlayan ve üretimi daha sürdürülebilir bir zemine taşıyan proje, tüm bu yönleriyle Salihli’yi “Ege’nin Antalya’sı”na dönüştürme iddiasını da beraberinde taşıyor. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel ile bu proje üzerinden Türk tarımının geleceği ve gıda güvencesindeki önemini konuştuk.

Salihli Jeotermal Sera TDİOSB’nin kuruluş amacı nedir ve jeotermal enerji temelli sera üretimi Türkiye’nin gıda güvencesi açısından nasıl bir stratejik rol üstleniyor? Salihli Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi, Manisa Valiliği’nin yanı sıra Salihli Ticaret ve Sanayi Odası ile Salihli Ticaret Borsası’nın ortaklığında kuruluyor. Salihli’nin Durasıllı Mahallesi’nde, toplam 2 bin dönüm alan bu bölge için tahsis edildi.

Tayyare Meydanı olarak adlandırılan ve yıllardır kullanılmayan atıl bir bölge ekonomiye kazandırılacak. Yaklaşık 2 milyar 643 milyon 891 bin TL yatırım büyüklüğüne sahip olan proje kapsamında yıllık yaklaşık 75 bin ton üretim kapasitesine ulaşılması, yaklaşık 3 bin Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel: Salihli Jeotermal Sera TDİOSB ile “Ege’nin Antalya’sı” olma yolunda Kadın istihdamı artacak, göç azalacak, üretim dönüşecek Salihli Jeotermal Sera TDİOSB’nin, Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda bölgenin önemli sera üretim merkezlerinden biri haline getirme yolunda kritik bir adım olması bekleniyor kişiye doğrudan istihdam sağlanması ve jeotermal kaynakların etkin kullanımı ile sürdürülebilir ve yüksek katma değerli tarımsal üretim gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Bu yönüyle proje, yalnızca yerel ölçekte değil, bölgesel ve ulusal düzeyde ekonomik ve sosyal katkı sağlayacak nitelikte ve üstün kamu yararı içeriyor. Jeotermal enerji kullanımının üretim maliyetleri, sürdürülebilirlik ve yıl boyu üretim açısından sağladığı avantajlar nelerdir? Bu modelin Türkiye’de yaygınlaşması konusunda nasıl bir potansiyel görüyorsunuz?

Jeotermal enerji, ekonomik olmasının yanı sıra çevreye de en az zarar veren bir kaynaktır. Yıl boyu kesintisiz üretim sağlama gibi önemli bir avantajı var. Yatırım maliyetlerinin diğer enerji kaynaklarına göre daha optimum olması ve işletme maliyetlerinin düşük olması nedeniyle tercih edilen bir enerji kaynağıdır. Salihli, hem jeolojik yapısı hem de binlerce yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü jeotermal merkezlerinden biridir.

Geçmişi antik çağın en zengin başkentlerinden biri olan Lidya’nın başkenti Sart’a kadar dayanır. Lidya döneminde bu termal kaynaklar sadece bir ısınma aracı değil, bir şifa ve arınma kültürüydü. Kurşunlu ve Çamur Hamamı gibi kaynaklar Roma ve Bizans dönemlerinden beri kesintisiz kullanılan birer mirastır. Bugün Salihli yüksek enerji değerlerine sahip kaynaklarıyla adeta bir termal enerji üssü haline gelmiştir.

Termal enerjiden yıllardır aslında konut ısıtmasında yararlanılıyordu. Son yıllarda turizmde ve seracılıkta da yaygın olarak termal su kullanılıyor. Bölgemiz Türkiye’nin önemli Jeotermal Enerji Santralleri yatırımlarına da ev sahipliğini yapıyor. Özetle Salihli; antik Lidya’nın şifalı sularını, bugünün sanayi ve şehirleşme enerjisine çevirmeyi başarmış nadir yerleşimlerden biridir.

Gelecek Projeksiyonu ve Çözüm Önerileri

Salihli’de kurulan bu organize sanayi bölgesinin hem bölge çiftçisine hem de Manisa ekonomisine sağlayacağı ekonomik ve sosyal katkılar neler? Jeotermal seraların kurulmasıyla Salihli, Ege Bölgesi’nin sebze merkezi haline geleceğini iddia ediyoruz. Kentimiz bir anlamda Ege’nin Antalya’sı olacak. 25 yıl önce kurulmaya başlayan Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nin iki etabında şu anda 8 bin kişi çalışıyor.

Termal Organize Bölgesi’nde kısa zaman içinde 3 bin kişinin istihdam edileceğini öngörüyoruz. Seralarda ağırlıklı olarak kadınların çalışacağını dikkate alırsak, bu yatırımın kadın istihdamına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Proje kapsamında kurulacak modern seralarla yılın 12 ayı kesintisiz üretim hedeflenirken, yüksek hacimli ve standardize ürün yetiştiriciliği ön plana çıkacak.

Jeotermal enerjiyle ısıtılacak seralar sayesinde üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve iklim koşullarından bağımsız bir tarım modeli oluşturulması amaçlanıyor. Salihli Jeotermal Sera TDİOSB, jeotermal kaynakları katma değerli üretime dönüştürerek tarımda verimlilik, ihracat ve istihdam odaklı yeni bir kalkınma modeli ortaya koyuyor. İlçede bulunan tarımsal üretim deseninde de ciddi değişikliklere neden olması bekleniyor.

Önümüzdeki 5–10 yıl için Salihli Jeotermal Sera TDİOSB’de üretim kapasitesi, ihracat hedefleri ve teknolojik altyapı açısından nasıl bir vizyon öngörülüyor? Salihli TDİOSB’nin en önemli hedeflerinden biri de ihracat odaklı üretim modeli. Ege Bölgesi limanlarına yakınlığı sayesinde yetiştirilen ürünlerin başta Avrupa olmak üzere dış pazarlara hızlı ve rekabetçi şekilde ulaştırılması planlanıyor.

Bu yönüyle proje, Türkiye’nin yaş meyve-sebze ihracatında önemli bir merkez haline gelme potansiyeli taşıyor. Teknolojik altyapı açısından da dikkat çeken proje, akıllı sera sistemleri, topraksız tarım uygulamaları, otomatik sulama ve iklim kontrol teknolojileriyle donatılacak. Üretim, paketleme ve lojistik süreçlerinin entegre bir yapıda yürütülmesiyle tarımda sanayileşmenin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Uzmanlara göre, iklim değişikliği, artan enerji maliyetleri ve küresel gıda arzındaki belirsizlikler göz önüne alındığında, jeotermal sera organize sanayi bölgeleri Türkiye için stratejik bir rol üstleniyor. Kontrollü üretim imkânı sayesinde gıda arz güvenliğini destekleyen bu model, aynı zamanda enerji maliyetlerini düşürerek uluslararası rekabet gücünü artırıyor.

Salihli’de hayata geçirilecek proje, yalnızca tarımsal üretimi değil, bölgesel kalkınmayı da destekleyecek. Yeni istihdam alanları oluşturması beklenen TDİOSB, kırsal göçün azaltılmasına ve yerel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayacak. Tüm bu yönleriyle Salihli Jeotermal Sera TDİOSB’nin, Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda bölgenin önemli sera üretim merkezlerinden biri haline getirme yolunda kritik bir adım olması bekleniyor.

İklim değişikliği, artan enerji maliyetleri ve küresel gıda arzı sorunları dikkate alındığında, jeotermal sera organize sanayi bölgeleri Türkiye’nin tarım ve gıda politikalarında nasıl bir rol oynayabilir? Jeotermal Sera Organize Sanayi Bölgeleri Türkiye’nin tarım politikalarında stratejik bir dönüşüme imkan sağlayacak kapasiteye sahiptir. Tarımsal üretimde ısıtma maliyetleri en büyük gider kalemlerinden biridir.

Jeotermal enerji bu maliyetleri yarı yarıya hatta daha fazla düşürür. Bu, kış aylarında dahi kesintisiz ve ekonomik üretim yapılmasını sağlar. Üretimin yılın 12 ayına yayılmasıyla gıda fiyatlarındaki mevsimsel dalgalanmaların da önüne geçilmiş olur. Salihli’de toplam 650 dönüm büyüklüğünde 3 büyük sera işletmesi bulunuyor. Türkiye’nin başlıca domates üreticilerinden ve ihracatçılarından biri olan Lider Gıda’nın yanı sıra Onursal Tarım ve MOPAŞ da Salihli’de topraksız tarım modeliyle jeotermal ısıtmalı seracılık yapıyor.

Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanılmaya başlanmasıyla birlikte hem en önemli girdi olan ısıtma maliyeti düşürülüyor, hem de topraksız tarımla yılın 12 ayı ürün yetiştirilebiliyor alihli Jeotermal Sera TDİOSB, 2,6 milyar TL’lik yatırımı, yıllık 75 bin ton üretim kapasitesi ve 3 bin kişilik istihdam hedefiyle tarımda yeni bir üretim modeli sunuyor.

Jeotermal enerjiyle yıl boyu sürdürülebilir üretim sağlayacak proje, Salihli’yi Ege’nin önemli sera üretim merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.