Mehmet Şahin Çakan: Dikili, modern sera kümelenmesinde ‘üs’ oluyor

Mehmet Şahin Çakan: Dikili, modern sera kümelenmesinde ‘üs’ oluyor

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (Dikili OTB), Avrupa ve Türkiye’nin en büyük topraksız, tam otomasyonlu, ısıtma için yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan modern sera ve tarımsal sanayi kümelenmelerinden biri olmayı hedefliyor. 2019 yılında temelleri...

EGİAD Yarın Dergisi 83. Sayı — Sayfa 40–43

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (Dikili OTB), Avrupa ve Türkiye’nin en büyük topraksız, tam otomasyonlu, ısıtma için yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan modern sera ve tarımsal sanayi kümelenmelerinden biri olmayı hedefliyor. 2019 yılında temelleri atılan bölgede, ilk üretim 2027 yılında başlayacak. Modern ve otomasyon sistemine sahip teknolojik seralarda yıllık 80 bin ton kaliteli yaş sebze ve meyve üretiminin yurt içi ve yurt dışı piyasalarına sunulacak olan bölgede 3 bin 500 kişiye istihdam sağlanması planlanıyor.

Bu istihdamın yüzde 75’ini kadınlar oluşturacak. Bölgede özellikle katma değerli tarımsal üretime odaklanılacak ve ağırlıklı olarak domates, çilek, blueberry ve biber üretilecek. YARIN Dergisi’ne özel açıklamalarda bulunan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (Dikili OTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, bölgede 2027 yılının başında üretimin başlayacağını söyledi.

“Bu istihdamın yüzde 75’ini kadınlar oluşturacak.”

— Mehmet Şahin Çakan, Dikili TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı

Sektörel Vizyon ve Stratejik Değerlendirme

Çakan, altyapı ve üst yapı dahil yatırımın Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar dolar yatırımla hayata geçeceğini kaydetti. Bölgenin yalnızca Dikili’ye değil, çevre havzaya da hitap eden bir yapısı var. Bu açıdan önemini anlatır mısınız? Evet, Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi sadece Dikili’ye hizmet eden bir yapı değil.

Bakırçay Havzası’nın tamamına hitap edecek bir üretim ve işleme kapasitesi oluşturuyoruz. Ayvalık, Bergama, Kınık ve hatta Menemen’e kadar uzanan geniş bir üretim alanındaki ürünler burada işlenebilecek. Buradaki fabrikalar yalnızca Dikili OTB içindeki üretime değil, çevredeki üreticilerin ürünlerine de katma değer kazandıracak. Bu sayede güçlü bir kümelenme merkezi ortaya çıkıyor.

Bu yapı aynı zamanda bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıyor diyebilir miyiz? Kesinlikle. Özellikle Çandarlı Limanı bizim için çok kritik bir avantaj. Bunun yanında Kemalpaşa Lojistik Merkezi de önemli bir bağlantı noktası. İleride Kemalpaşa ile Çandarlı arasında demir yolu bağlantısı kurulursa, bu bölge Türkiye’nin lojistik gücüne ciddi katkı sağlar.

Ayrıca Çanakkale Köprüsü ve otoyol bağlantılarıyla Avrupa’ya erişim çok hızlı olacak. İstanbul’a ve iç pazara da oldukça avantajlı bir konumdayız. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (Dikili OTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, Dikili OTB’de 2027 yılının başında üretimin başlayacağını söyledi Dikili, modern sera kümelenmesinde ‘üs’ oluyor Dikili OTB, jeotermal enerji destekli modern sera teknolojileri ve katma değerli üretim modeliyle tarımda yeni bir merkez olmayı hedefliyor.

Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, 2027’de başlayacak üretimle Dikili’nin sürdürülebilir tarım ve ihracatta güçlü bir üs haline geleceğini vurguluyor. HEDEFLER… Kadın istihdamı bu projede önemli bir yer tutuyor. Bunu biraz detaylandırır mısınız? En önemli özelliklerimizden biri kadın istihdamı. Burada yaklaşık 3 bin 500 kişilik bir istihdam öngörülüyor ve bunun önemli bir kısmının kadınlardan oluşmasını hedefliyoruz.

Biz kadınları sadece tarlada çalışan iş gücü olarak görmüyoruz. Girişimci olarak da bu yapının içinde yer almalarını önemsiyoruz. Zaten tahsis sahipleri arasında kadın yatırımcıların sayısı oldukça yüksek. Kadın girişimcilere yönelik teşvikler, kredi faiz destekleri de bu ilgiyi artırıyor. Dolayısıyla burada sadece istihdam değil, aynı zamanda güçlü bir kadın girişimcilik ekosistemi oluşuyor.

2019 yılında kurulan bu yapıda bugün gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 2023 yılı bizim için bir kırılma noktası oldu. Özellikle kazı ve dolgu çalışmalarıyla ciddi bir dönüşüm yaşandı. Yaklaşık 8,5 milyon metreküp kazı-dolgu yapıldı ve 3 bin dönüm alan tarıma kazandırıldı. Burası aslında tarıma elverişsiz bir alandı. Çukur bir yapıdaydı ve ciddi bir dönüşüm gerektiriyordu.

Biz bu alanı tamamen tarıma uygun hale getirdik. Ayrıca bölgede kontrolsüz jeotermal kullanım sözkonusuydu. Ruhsatsız kuyular ve çevreye zarar veren deşarjlar söz konusuydu. Bunların tamamı rehabilite edildi. Hem çevresel sorunlar çözüldü hem de kaynaklar düzenli bir şekilde yönetilmeye başlandı. Dikili OTB’nin uluslararası ölçekte bir model olduğunu söyleyebilir miyiz?

Gelecek Projeksiyonu ve Çözüm Önerileri

Evet, bu proje Türkiye’de en hızlı ilerleyen ve uluslararası kurumlar tarafından da örnek gösterilen bir proje. Dünya Bankası tarafından desteklenen tek organize tarım bölgesi olduğunu ■ Avrupa ve Türkiye’nin en büyük topraksız, tam otomasyonlu, ısıtma ve soğutma için yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan modern sera ve tarımsal sanayi kümelenmesini oluşturmak.

■ Modern ve otomasyon sistemine sahip teknolojik seralarda yıllık 80.000 ton kaliteli yaş sebze ve meyve üreterek yurt içi ve yurt dışı piyasalara sunmak, güçlü bir pazar oluşturmak ve 3.500 kişiye istihdam sağlamak. ■ Enerji ihtiyacını bünyesindeki jeotermal, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji tesislerinden karşılamak; böylelikle kendi kendine yeten bir OTB olmak, hibrit ve merkezi ısıtma merkezi sayesinde tüm seralara ve tarımsal sanayi tesislerine istedikleri ısıyı vermek.

■ Katı atık yönetim alanı, bitki ve evsel atıkların yönetimine yönelik biogaz / biokütle tesis alanı, arıtma tesisi ve jeotermal enerjinin reenjeksiyonu, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile çevreye duyarlı tarımsal üretim gerçekleştirmek. ■ Seralarda kullanılacak ileri teknolojik uygulamaları ile tarımsal üretimde kalite ve verimliliği arttıracak, başta su ve enerji olmak üzere kaynakların etkin kullanımı sağlayacak, maliyetleri düşürecek, güvenli gıda arzını ve izlenebilirliği sağlayacak, tarımda katma değer yaratacak sürdürülebilir ve rekabetçi üretim yapacak ekosistemi oluşturmak.

■ Dikili OTB olarak yatırımcılara yol, su, ısıtma-soğutma, enerji, telekom, kanal, arıtma gibi altyapı olanaklarını sunup, yatırımcıların tamamen üretime ve satışa odaklanmasını sağlamak. ■ Ar-Ge hizmetleri, laboratuvar hizmetleri, üniversite-tarım- sanayi birlikteliği, iyi ve yenilikçi tarım uygulamaları ve Tarım 4.0 hedefleriyle uyumlu üretim ortamını yaratmak.

söyleyebiliriz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yürütülen TUCSAP projesi kapsamında yer alıyoruz. Bu çatı proje altında finansmanı büyük ölçüde Dünya Bankası sağlıyor. Türkiye’de bu ölçekte başka bir örnek yok. Bu nedenle proje uluslararası düzeyde de dikkat çekiyor ve tanıtım amaçlı içeriklerde yer alıyor. Bu süreçte en kritik başarı faktörü ne oldu?

En önemli unsur insan kaynağı oldu. Eğer güçlü ve uyumlu bir ekibiniz varsa başarı kaçınılmaz oluyor. Bizim ekibimiz süreç boyunca çok yoğun çalıştı. Dünya Bankası süreçleri nedeniyle gece gündüz takip gerektiren bir sistem vardı. Bu disiplin sayesinde proje başarıyla ilerledi. İlk üretim ne zaman başlayacak? İlk üretimin 2027 yılının ortasında başlamasını öngörüyoruz.

Fabrikalar kademeli olarak devreye girecek ama en geç üç yıl içinde tüm tesislerin aktif hale gelmesini bekliyoruz. Bölgenin katma değer hedefi nedir? Bizim temel hedefimiz katma değerli üretim. Ürünü sadece ham haliyle satmak değil, işleyerek değer kazandırmak istiyoruz. Bir örnekle açıklarsak; eğer 1 kilogram demir 15 TL ise, onu çivi yaparsanız 50 TL, jilet yaparsanız 1000 TL olur.

Tarımda da aynı mantık geçerli. Ürünü işleyip katma değerli hale getirdiğinizde ihracat birim değeriniz yükselir. Bölgede hangi ürünler ön plana çıkacak? Bölgede ürün çeşitliliği yatırımcıların tercihine göre şekillenecek. Ancak domates, çilek, blueberry ve biber gibi ürünler öne çıkıyor. Zaten mevcut üretim altyapısı da buna uygun. Bölgede sadece üretim değil, farklı yapılar da planlanıyor mu?

Evet. Sadece üretim değil; AR-GE merkezleri, tohum üretim alanları, eğitim merkezleri ve sosyal alanlar da planlanıyor. Ayrıca sera içinde restoran, toplantı alanı ve ziyaretçilere açık deneyim alanları oluşturmayı hedefliyoruz. İnsanların üretimi yerinde görmesini ve hatta ürünleri kendilerinin toplamasını istiyoruz. Bu aynı zamanda agro-turizm potansiyeli taşıyor.

Toplam yatırım büyüklüğü nedir? Altyapı ve üst yapı dahil toplam yatırımın yaklaşık 15 milyar TL seviyelerinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu rakam zamanla artabilir. Yabancı yatırımcı ilgisi nasıl? Oldukça yoğun. Hollanda, Almanya, Belçika, Azerbaycan ve Amerika’dan yatırımcılarımız var. Avrupa’da tarıma uygun alanların azalması bu ilgiyi artırıyor. Türkiye’de organize tarım bölgelerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Tarım artık stratejik bir alan. Enerji ve su krizlerinin konuşulduğu bir dönemde üretim daha da kritik hale geldi. Organize tarım bölgeleri bu nedenle geleceğin en önemli üretim modellerinden biri olacak. Türkiye bu alanda doğru bir model geliştirdi. Dikili OTB de bunun öncü örneklerinden biri oldu.